Röportaj l En İyi Günler Daha Yaşanmadı – Pep Guardiola

Röportaj l En İyi Günler Daha Yaşanmadı – Pep Guardiola

* Pep Guardiola’nın 7 Haziran’da City TV’ye verdiği röportajdan derlenmiştir.

(Marca)
  • 4 lokal kupa kazanmanızı, kariyerinizdeki başarılar arasında nereye koyuyorsunuz?

En güzel başarılarımdan biri. Özellikle de nerede başardığımızı göz önünde bulundurunca. Yoğun takvim, rakiplerin kalitesi, fiziksellik, hava durumu vb. faktörleri göz önünde bulundurunca İngiltere bunu başarmak için olabilecek en zor yer.

  • Premier League’de 10 yıldır, üst üste şampiyon olan takım yoktu. Bu sezon Liverpool’la olağanüstü bir yarış yaşadınız ve geçen sezonki şampiyon apoletinizi korudunuz. Bu seneki şampiyonluk hakkında ne düşünüyorsunuz?

Liverpool sezon boyunca inanılmazdı, şampiyonluk için belki de olabilecek en iyi rakiple mücadele ettik. Bu nedenle bu şampiyonluk tabii ki en güzel şampiyonluklarımdan biriydi. Burada istikrar çok önemli. Kazandığımız kupa 6-8 maç oynanarak kazanılabilecek bir turnuva değil. Çok uzun bir maraton ve bu yüzden istikrar çok önemli.

  • Geçtiğimiz iki sezonda 198 puan topladınız. Bu takım ve istikrarınız hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstikrarlı değilseniz; her hafta, her gün devamlılığınız yoksa yaptığımızı başarmak mümkün değil. Ve bence spordaki en zor unsurlardan biri istikrar.

  • Geçen yaz Dünya Kupası’na 16 futbolcu gönderdik. Bu sayı diğer tüm kulüplerden daha fazla. Dünya Kupası’nın ardından kısa bir süre sonra Community Shield’la sezona başladık. Açıkçası yorgun bir takım bekliyorduk ama çok taze, aç bir takım gördük. Bu şekilde bir başlangıç yapmak ne kadar önemliydi?

Bu durum bize fiziksel kalitenin futboldaki en önemli unsur olmadığını gösteriyor. İlk maçları doğru düzgün idman yapamadan oynadık. Bu noktada teknik ekibimizin

rolü çok kritik. Ekibimle Barcelona’dan beri beraberiz. Ekibim ve başta Lorenzo Buenaventura olmadan kariyerimi hayal edemiyorum. Rakiplerin durumu, sakatlıkları önleme gibi noktalarda inanılmaz iş çıkarıyorlar. İnanılmaz bir ekibim var. İstikrarımızda onların payı çok büyük.

  • Bu sezonki favori maçlarımdan biri Manchester United maçı. 3. golü, öncesinde 44 pas yaparak attık. İlkay’ın attığı o golün futbol mantelitenizi, topa sahip olma isteğinizi özetlediğini düşünüyor musunuz?

Benim önemsediğim nokta aktif olmak. Rakibin ne yapacağını beklememek, ne yapacağımıza bizim karar vermemiz. Bunun için topa sahip olmalısınız. Bu nedenle temel güdümüz topla oynamak. Topu kaybettiysek, geri kazanıp oynamaya devam etmek.

  • Aralıkta zor bir dönem geçirdik (City Liverpool’un 7 puan gerisine düştü.) . Oradan futbolcuları nasıl toparladınız?

Kaybettiğimizde nedenini bulmaya çalışıyoruz. Bazen duygusal sebeplerden, belki ritimsiz olduğumuzdan veya sadece rakibimiz daha iyi olduğu için kaybedebiliyoruz. Fakat birkaç gün sonra önünüzde yeni bir maç oluyor. Dolayısıyla yapılacak en iyi şey, o maça hazırlanmaktır.

  • İç sahadaki Liverpool maçı sezonun dönüm noktası oldu. O gün oyuncular harika bir performans sergiledi. Bunun yanında taraftarlar da en az onlar kadar iyiydi. Atmosfer, herkesin bir araya geldiği hissi size nasıl hissettiriyor?

Atmosfer harikaydı, çok güzel bir maçtı. Bizim için final maçıydı. Kaybetseydik işimiz biterdi. Beraberlikte belki hayatta kalırdık ama çok düşük bir şansımız kalırdı. 4 puan ise kapatılabilecek bir farktı. O gün ,rakibin çok güçlü olduğunu da göz önünde bulundurunca, pek iyi oynayamadık. Fakat sahaya güçlü bir karakter koyduk. Şampiyonluk yarışında kalmayı ve tekrar şampiyon olmayı ne kadar istediğimizi gösterdik. Şampiyonlar Ligi’nde Tottenham’a elendikten sonra ligde tekrar Tottenham’la karşılaşmıştık. O maçta da yeterince iyi oynamamıştık ama harika bir ruh ortaya koymuştuk. Zaman zaman böyle maçlar olur. Kupalar her zaman tek bir yolla kazanılmaz. Ve bu takım farklı yollarla kupalar kazanabilecek güce sahip.

  • Newcastle United’a mağlup olduğunuz gece işinizin bittiğini düşündünüz mü?

Çok zor bir akşamdı. Maçtan sonra soyunma odasındaki hava… Ertesi gün Liverpool evinde Leicester City’le oynuyordu ve o ana kadarki performanslarını göz önünde bulundurunca, kazanacaklarını düşünüyorduk. Fakat kazanamadılar ve hayatta kaldık.

  • Sonrasında 14 maç üst üste kazandınız. Puan farkının ve kaybının çok az olduğu bir yarış olduğu için en ufak puan kaybına tahammül yoktu. Ama oyuncularınız yüksek baskı altında olmalarına rağmen inanılmaz bir seri yakaladı. Ne düşünüyorsunuz?

Önemli olan 14 sayısı değil, geçen sezon da 18 maçlık galibiyet serisi yakalamıştık. Genelde maçlarımız Liverpool’un maçlarından sonra olduğu ve yarışın ne kadar çetin olduğunu bildiğimiz için berabere kalma lüksümüzün dahi olmadığı düşüncesiyle hareket ettik. Bazen böyle düşünmek mental hazırlığı kolaylaştırıyor. Çünkü burası Premier League, şampiyon olmak istiyorsanız neredeyse her maçınızı kazanmanız gerekiyor.

  • Bu serideki en zorlu maçlardan biri evimizdeki Leicester maçıydı. Vincent (Kompany) sorumluluk aldı ve takıma galibiyeti getiren golü attı. Kompany bu kulüp için ne ifade ediyor ve sezonun son düzlüğünde takıma katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

İnanılmaz bir goldü… Gol atma arzusuyla topa vurdu ve başardı. Vincent tabii ki de takımımız için çok önemli. Manchester City’nin uzun bir mazisi var ve tarihinde birçok önemli oyuncusu var. Ama Şeyh kulübü satın aldığından beri düşünürsek, kulübe büyük etkisi olan bazı oyuncular oldu. David Silva, Sergio Aguero, Joe Hart gibi oyuncular takımın seviye atlamasını sağladı. Vincent bu gruba liderlik etti. Ona çok saygı duyuyorum.

  • Peki Kompany’nin boşluğunu nasıl dolduracaksınız?

Çok zor olacak… Herkes değerlidir fakat Kompany her zaman söylediklerine, düşündüklerine inanan birisi ve onu özleyeceğiz. Onu çok özleyeceğim. Tabii ki hayatının kalanda onun için en iyisini diliyorum. Bu kulübün tarihinde çok ayrı bir yeri var.

  • Buradaki insanlara Şampiyonlar Ligi hediye edebilseydiniz, size nasıl hissettirirdi?

Meydan okumayı kabul ediyoruz. Futbolda fırsatlar karşınıza her sene çıkıyor. İnsanlar Premier League’i kazansak da Şampiyonlar Ligi’ni kazanamadığımız sürece tarihin en iyi takımlarından biri olarak anılmayacağımızı söylüyor. Sorun değil, mücadeleyi kabul ediyoruz. 10 yıl önce bu kulüpteki insanlar Premier League şampiyonu olmayı düşünemezdi ama şimdi insanlar bize farklı bir gözle bakıyor. Bu ilk adım, yani güzel bir durum. Benle veya bensiz, bu oyuncu grubuyla veya başka bir grupla fark etmeksizin hep orada olmak ve kazanmaya aday olmak asıl önemli olan. Günün birinde başarabiliriz. Başaramazsak da, napalım… Önemli olan Premier League’de olduğu gibi denemekten vazgeçmemek. Elimizden geleni yapıyoruz, iyi oynamaya, goller atmaya çalışıyoruz ve kupalar kazanıyoruz da. Önünde sonunda önemli olan bunlar ve burada yaşayan insanlara sunabileceğimiz en güzel şey de bu.

  • Şampiyonlar Ligi’nde kazanmak ve kaybetmeyi çok küçük farklar belirliyor. Her sene aynı motivasyonla tekrar deneme arzusunu nasıl oluşturuyorsunuz?

Evet çok ufak farklar kazanmakla kaybetmeyi ayırıyor fakat sporun doğası bu. Dünya üzerinde hiçbir teknik direktör o sekansları kontrol edemez. Küçük bir farkla kazandığım birçok kupa var. Şu anda başardıklarımız doğrusunda dünyanın en mutlu oyuncu grubuyuz ama aynı zamanda bu kupaların hiçbirini kazanamamış olabileceğimizin de farkındayız, özellikle Premier League’i. Yalnızca bir isabetli şut atabildiğimiz maçla yarı finali geçtiğim de oldu, 33 şut atıp geçemediğim de. Yani bu rekabeti böyle kabul etmeniz gerekiyor. Kontrolünüz dışında gelişebilecek durumları mümkün olduğunca minimalize edebilirsiniz fakat tamamen kontrol etmek mümkün değil. Futbolu tahmin edilemez yapan da bu.

  • Sizin ve bu kulüp için güzel futbol oynamak çok önemli. Her seferinde bu kadar ofansif ve açık bir oyun oynamayı nasıl başarıyorsunuz?

Buraya bu düşünceyle geldik. Futbolcuları bu şekilde oynamaya ikna etmek için. En önemli şeylerden biri kulüp de bu düşünceyi benimsedi. Kötü sonuçlarda bizi yargılamadılar. Birçok kulüpte kazanan haklıdır ama burada böyle değil, bu nedenle burayı tercih ettik. Bu anlamda hiç baskı hissetmedik. Ama tabii ki de sonuçların ve istatistiklerin zamanla lehinize gelişmesi gerekiyor. Sayılar çok önemli ama önünde sonunda futbol ve spor duyguyla ilgilidir ve taraftarlarımız oyun stilimizden dolayı çok mutlular.

  • Sizin oynadığınız oyun tarzında oynayarak kazanmak, kazanmanın en iyi yolu mu?

En iyi yol mu bilmiyorum, çünkü çok sayıda yol var. Ama bizim inandığımız yol bu. Sayısız yolla oynayarak kazanabilirsiniz. İmkansız olan, inanmadığınız bir yolla kazanmaktır. İlk günden son güne inandığımız oyun buydu ve böyle olmaya devam edecek.

  • “Txiki” (Begiristain – Man City’nin sportif direktörü) ve kulüpteki diğer insanların desteğinin burada başardıklarınızadaki etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Txiki benim için menajerlik kariyerimdeki en önemli insan. Şu an bana güvenmek kolay olabilir ama o, ben (menajerlik anlamında) herhangi biriyken de bana güvendi. O olmasaydı burada olmazdım. Bu nedenle ona karşı hep müteşekkir olacağım. İnanılmaz bir sportif direktör olmasının yanında çok utangaç ve mütevazi biri. Örneğin medyada hiç gözükmüyor. Hatta ona neden konuşmadığını, mantalitemizi anlatmadığını soruyorum ama bunun onun işi olmadığı söylüyor. Tek kelimeyle inanılmaz bir insan. Futbol anlamında çok benzer görüşlerde olmamız da çok olumlu.

  • Kadronuza yeni oyuncular ekleyeceğiniz zaman nasıl çalışıyorsunuz? Çünkü gözüken o ki yalnızca iyi oyuncu olmalarına değil, iyi insan olmalarına da özen gösteriyorsunuz.

Evet, ama bunu tespit etmesi kolay olmuyor. Karaktere önem verdiğimiz doğru. 10-11 ay takımla anlaşamayan birinin varlığının kimseye yararı olmaz. Fakat kutuyu açmadan, içinde ne olduğunu bilemezsiniz.

  • Herkes sizinle ilgili konuşurken “yoğun” kelimesine vurgu yapıyor. Her şeyi yoğun, odaklı, tutkulu yaptığınızı söylüyorlar. 61 maç oynadığınız böyle bir sezondan sonra, yorgun hissediyor musunuz?

Tabii ki, her sezon sonu yorgun hissediyorum. Ama sonuna geldiğinizi ve kupalar için mücadele ettiğinizi bildiğinizde yorgunluğun etkisi azalıyor.

  • Johan Cryuff sizin idolünüzdü ve iyi bir ilişkiniz vardı. Fakat başlarda size karşı çok sertti. Siz de bazen genç oyunculara karşı çok sert olup olmadığınızı sorguluyor musunuz?

Bilmiyorum, oyuncular onlara karşı davranışlarıma ne anlam yüklüyor bilmiyorum. Sadece onlar adına en iyisini yapmaya çalıştığımı bildiklerinden eminim. Beni seven oyuncular oldu, sevmeyenler oldu. Bu çok doğal ve anlıyorum. Fakat bizimle çalışmaktan memnun olmayan oyuncular dahi onlar için çok çalıştığımızı inkar edemez.

  • İngiltere’de yaşamaktan, çalışmaktan memnun musunuz?

Benim yaptığım işi yapıyorsanız dünyada İngiltere’den daha iyi bir yer yok. İspanya ve Almanya’dan daha iyi, diğer ülkelerde çalışmadım ama oraların da İspanya’dan çok farklı olacağını zannetmiyorum. İngiltere bu anlamda en iyisi. Başka yerlerde başarısız olduğunuz an taraftarlar sizi ıslıklar ama burada büyük oranda destekliyorlar. İlk senemizi düşününce Şampiyonlar Ligi’nden elendik, Premier League’de şampiyon olamadık ama insanlar bizi yine de destekledi, saygı duydu. Bunu unutmuyorum. Şu anda destek olmak çok kolay, kulüpteki insanların ve taraftarların işler yolunda gitmezkenki desteğini unutmuyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *