Yorum l Özel Organizasyon

Yorum l Özel Organizasyon

(nba.com)

Bence San Antonio Spurs, NBA’in en özel camiası. 23 yılda NBA’in genetiğine aykırı bir istikrarla çok özel bir kültür oluşturdular. Bu yolculuk, 1996-97 sezonunda Gregg Popovich’in başantrenör olması ve 1997-98 sezonunda Tim Duncan’ın draft edilmesiyle başladı. 2001-02’de Tony Parker, 2002-03’de Manu Ginobili takıma katıldı. Duncan ve Popovich 1998-99’da ilk şampiyonluklarını kazandılar. Üçlü bir araya geldikten sonraki 14 yılda dört şampiyonluk daha eklediler. Bu sezona San Antonio, uzun yılların ardından Duncan, Parker, Ginobili’den hiçbirinin kadroda olmadığı bir şekilde başladı. Üstelik takımın üzerine geleceğini inşa ettiği Kawhi Leonard da Toronto Raptors’a takas oldu. Nihai olarak Spurs sezona, geçtiğimiz yıllara nazaran zayıf bir kadro ve düşük beklentilerle başladı. Fakat Popovich önderliğindeki takım herkesi şaşırttı. Spurs’ün 2018-19 sezonu, NBA tarihinin en büyük iki koçundan birinin ne kadar özel bir antrenör olduğunu son kez kanıtladığı sezon oldu.

(si.com)

Gregg Popovich öncelikle modern NBA’de kimsenin üzerine takım kurmayacağı Lamarcus Aldridge ve Demar Derozan ikilisinin en güçlü yönleri olan orta mesafelerini öne çıkarıp, savunma zaaflarını gizleyerek ikiliyi takımın omurgası yaptı. Derrick White, Bryn Forbes, Jakop Poetl, Davis Bertans gibi beklentilerin yüksek olmadığı genç oyuncuları çok değerli görev adamları yaptı. Bu ekibi Paty Mills, Rudy Gay, Marco Bellinelli gibi veteranları optimal kullanarak destekledi. Ligdeki çoğu takımın gittiği yönün aksine 98.3 pace ile ligin en yavaş 8. takımı oldular. Set hücumlarında topu iyi paylaşıp, güçlü oldukları yönleri kullanarak 112.9 ofansif reytingle en verimli 7. hücumuydular. Ligin en az üçlük deneyen takımı olmalarına karşın %39 ile üçlük yüzdesinde lig lideri oldular. Bütün bunların sonucunda biraz arkaik ve zayıf kadrolarına rağmen normal sezonu son yılların en çekişmeli batısında 48 galibiyetle kapattılar. Belki de felaket geçen “Rodeo turunu” biraz daha iyi geçebilselerdi yine 50 galibiyet barajını aşacaklardı.

Playoff’ta eşleştikleri Denver Nuggets’a karşı ev sahibi avantajını ellerine geçirdiler. Seriyi geçmeye de yakınlardı fakat 7. maçın son saniyelerinde özetlediğim tarihlerine yakışmayacak bir hatayla elendiler. Evet son yakışmadı, ama 2018-19 sezonuna genel bakacak olursak, yine çok başarılı bir sezon geçirdiler.

(nba.com)

Mike Finger’a göre, Gregg Popovich geleceğiyle ilgili üç takımla görüşüyor. Amerikalı antrenörün ifadesiyle “Üçte bir ihtimal Portofino’da, üçte bir Positano ve üçte bir ihtimalle San Antonio Spurs’te olacağım.”. Pop’un kararı San Antonio’nun geleceğiyle ilgili temel belirleyici. Eğer takımda kalırsa aşağı yukarı bu seviyelerde devam edeceklerdir. Yardımcıları Ettore Messina, Becky Hammon veya bu tarz başka bir isim takımın başına geçerse neler olacağı ise meçhul. Ben bu iki isimden biri olduğu takdirde kısa veya orta vadede 23 yılda inşa ettikleri kültür çerçevesinde yine iyi seviyede olacaklarını düşünüyorum. Ama kadro da revize edilemez ise işler ters de gidebilir. Bu yaz ana rotasyondan kontratı biten tek oyuncu Rudy Gay. Önümüzdeki sezondan itibaren takımın en potansiyel vadeden ismi Dejounte Murray takıma dönecek. Yaşadığı uzun sakatlık nedeniyle kullanılamayan Lonnie Walker’ı izleyeceğiz. Fakat iddialı olmak istiyorsa Spurs’un kadrosunun yetersiz olduğu ve hem ana parçalarda hem rol oyuncularında değişimler veya eklemeler yapılması gerektiği de açık. Boston Celtics’in Brad Stevens’la yaptığı gibi asgari seviyenin altına inmeden yeniden yapılanmaya da gidebilir. Tüm bu yollar, takımın başındaki antrenöre göre şekillenecek.

Bu yaz ve önümüzdeki yılların ilgiyle takip edeceğim noktalarından biri bu tablo olacak. Pop kaç yıl daha bizi büyülemeyi sürdürmeyi planlıyor? San Antonio Spurs kültürü Popovich’ten mi ibaretti, yoksa artık camianın her hücresine tesir etti mi? Bu soruların cevaplarını ilerleyen yıllarda göreceğiz.

İstatistikler: basketball-reference.com

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *