Çeviri l Premier League’deki Şampiyonluk Yarışına İçeriden Bakış

Çeviri l Premier League’deki Şampiyonluk Yarışına İçeriden Bakış

Yazar: Rory Smith

12 Mayıs 2019’da The New York Times’da yayımlandı.

Not: Bu yazı yazıldığında Premier League’deki son maçlar oynanmamıştı. Yani Manchester City’nin şampiyon olduğu belli değildi.

(twitter: @GoalTurkiye)

Manchester City menajeri Pep Guardiola, Ocak sonunda St. James’s Park’ta aldıkları mağlubiyetin ardından şampiyonluğu kaybettiğine ikna olmuştu. Ertesi gün lider Liverpool’un Leicester City’I mağlup edip avantajını arttıracağını düşünüyordu.

Guardiola yardımcıları Mikel Arteta ve Rodolfo Borrell’la birlikte bu farkı doğuran sebeplerden ötürü kızgındı. Oyuncularını İngiltere’deki Christmas periyodunun ağırlığından dolayı suçlamıyordu. Bu süreçte fikstürün yoğunluğunun olumsuz etkilerini azaltmak için rotasyon yaptılar. Hatta bu rotasyonun as oyuncuların ritmini bozduğu bile söylenebilir.

Birkaç ay sonra Pep, Etihad Stadı’nda medya mensuplarıyla konuşurken hiçbir şeyin bitmediğini söyledi.

Geçtiğimiz günlerde City Leicester City’i Vincent Kompany’nin uzun İngiltere kariyerindeki ilk uzaktan şut golüyle mağlup etti. Premier League’in bitmesine bir maç kaldı. Maviler Liverpool’un bir puan önünde lider konumda.

Aradan geçen üç ayda yaşananlar, bize modern İngiltere tarihinde görülmemiş bir yarış izletti. Yukarıda bahsettiğim Newcastle mağlubiyetinden  beri City puan kaybetmedi. Beklenti Manchester ekibinin Pazar Brighton’ı da mağlup edip seriyi 14 maça çıkaracağı yönünde. (Öyle oldu, City Brighton’ı 1-4 mağlup etti.)

Jurgen Klopp’un ekibi Guardiola’nın beklediğinin aksine Leicester’ı mağlup edemedi. Hatta bu maçta gelen beraberlik, altı maçta alınan dört beraberliğin ilki oldu. Bu seri şampiyonluk yolundaki avantajın tekrar Manchester City’nin eline geçmesini sağladı. 24 Nisan’da Old Trafford’da Manchester United karşısında gelen galibiyet, City’nin avantajını pekiştirdi.

İki şampiyonluk adayına bakınca, mavi formalıların sakin ve durdurulamaz gidişini, öte yandan kırmızı formalıların dişiyle tırnağıyla mücadelesini gözlemlemek mümkün. Fakat içeriden bakıldığındığın resim daha karmaşık. Geçtiğimiz haftaları düşününce en ufak hatanın büyük sonuçlar doğuracağı süreçte, iki takım da çok stresli günler geçirdi.

Kasım ayında Liverpoollu oyuncular antrenör Jurgen Klopp ve ekibinden bağımsız şekilde bir araya geldiklerinde, ligde alınacak Kızılyıldız mağlubiyetine benzer bir mağlubiyetin daha o dönemden ilerisi için büyük sıkıntılar doğurabileceğini konuştular.

Guardiola, Ocak ayınının sonlarında gelen Newcastle mağlubiyetinin ardından ertesi gün oynanan Liverpool-Leicester City maçını izlemedi. Onun yerine Manchester’da “Jersey Boys” isimli bir tiyatro oyununa gitti. Sonucu öğrendiğinde takımının bir şansı olduğunu düşündü ve bunu değerlendirmekte kararlıydı.

Pep Guardiola’nın menajerliğiyle ilgili en öne çıkan unsurlardan biri yaptığı toplantılardır. İspanyol antrenör çok fazla toplantı düzenler. Son üç aydaki toplantıları radikal şekilde kısaydı. Tek bir amaca odaklı gerçekleşti. Verdiği mesaj basitti: “Liverpool’un hata yapmasını beklemeyin, başkasının sizin için bir iyilik yapmasını beklemeyin, emeğinize yazık etmeyin.”

(independent.ie)

Oyuncuları Pep’teki duygusallığı hissedebiliyordu. Normalde de rahat bir karakter olmamasına karşın daha yoğun hisler yaşadığı gözlemlenebiliyordu. Guardiola dikkatinin dağılmasını istemiyordu. Sezonun erken dönemlerinde ekstra işlerle ekibinin ilgilenmesini istedi.

Baskının oyuncularını tüketmemesi için elinden geleni yaptı. Pep, söz konusu futbolken oyuncularından tam konsantrasyon bekliyor fakat işleri bittikten sonra kafalarını dağıtlarını istiyor. Newcastle mağlubiyetinin ertesi günü tiyatroya gitme fikri de buna bir örnek. Guardiola’nın yaklaşımı başarıyı getirdi.

Çoğu City oyuncusu, Liverpool’un çoğu maçını izlemesine ve sık sık ümitlerinin yıkılmasına rağmen bu durumu bir takıntı haline getirmedi. Örneğin 14 Nisan’da, City Crystal Palace’ı mağlup ettikten sonra, takımca Liverpool’un Chelsea ile maçını izlemediler. Bir kısım Tiger Woods’un Masters’daki son raundunu izlerken İlkay Gündoğan, Fenerbahçe-Galatasaray derbisini izledi.

Öte yandan Liverpool oyuncuları da takıntılı şekilde City maçını izlemedi. Onlarda da James Milner ve Andrew Robertson’ın öncülük ettiği bir grup, Tiger Woods’un golf mücadelesini takip etti.

Jurgen Klopp da takımına Manchester City’nin maçlarıyla kafalarını yormamaları gerektiğini söyledi. Milner ve Joel Matip antrenörlerinin tavsiyesini dinlemiş. Örneğin Milner, Manchester derbisini izlemenin enerji kaybı olacağını ve onun yerine dışarıda yemek yediklerini söyledi. Fakat zaman geçtikçe bu dirayeti göstermek zorlaştı. Kompany’nin City’i ipten alan golünün ardından Liverpool oyuncularının whatsapp grubunda “beyni patlayan yüz emojisi” mesajları dolaştı.

Sürecin büyük bölümünde Alman Teknik direktör oyuncularının sağduyulu kalabilmeleri için elinden geleni yaptı. Saha kenarındaki görüntüsü üzerinden insanların düşündüğünün aksine oyuncuları, Klopp’u “cool” ve metodolojik bir antrenör olarak tanımlıyor. Klopp’un oyuncularından son güne kadar Manchester City’i kovalamalarından başka, başardılar, beklentisi yoktu.

Liverpool ligin son haftasında Wolves’u mağlup edip sezonu yalnızca bir mağlubiyet ve 97 puanla tamamlasa dahi şampiyonluk için yeterli olmayabilir.

Manchester City geçen ay Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Tottenham’a elendi. Üç gün sonra, Tottenham bu sefer ligde Etihad’a konuk oldu. Bu maç intikam almanın yanında en kısa yoldan toparlanabilmek için de önemliydi. Maviler Pochettino’nun öğrencilerini Phil Foden’ın Premier League’deki ilk golüyle mağlup etti. Ama City oyuncuları ilk kez çekingen gözüktüler.

Yine de City ayakta kaldı. Pazar günkü Brighton maçı son testleri olacak. Kazanmaları gerektiğini biliyorlar. Aylardır bu mantalitedeler, Newcastle, Leicester maçlarından beri. Liverpool tarafında ise dinlenmek, pes etmek yok ; son ana kadar mücadele edecekler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *