Çeviri l Pep Guardiola Çok Mu Fazla Düşünüyor?

Çeviri l Pep Guardiola Çok Mu Fazla Düşünüyor?

Yazar: Jonathan Wilson

* Yazı 10 Nisan’da The Guardian’da yayımlandı.

(sportclub.co.za)

Sekiz yıl önce, Pepe oyundan atıldı ve Messi iki gol attı. Biri harikaydı. Böylece Barcelona Real Madrid’i Şampiyonlar Ligi yarı finalinde mağlup etti. Çılgın bir akşamdı. 17 gün içinde dört El Clasico oynanan (Bu maçı üçüncüsüydü, ikinci ayağı oynanacaktı.) periyodun zirvesiydi. Guardiola için yorucu bir galibiyetti. O günden bugüne (sekiz yıldır) Pep Guardiola, Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final veya yarı final seviyesinde deplasman galibiyeti alamadı.

Futbolda büyük turnuvalarda bu tarz durumların örnek kümesi küçük olur ama Guardiola için deplasmanda maç kazanamama durumu ciddi bir sorun gibi duruyor. City’nin Tottenham’ın yeni stadında aldığı 1-0’lık mağlubiyet, Guardiola’nın Şampiyonlar Ligi çeyrek final veya yarı final maçlarında deplasmanda üst üste 10. kazanamadığı maç oldu.

2012’de Barcelona ile Milan beraberliği ve 2014’te Bayern ile Manchester United beraberliği iyi sonuçlardı. Bu sezonların sonraki turlarında alınan şanssız 1’er 0’lık Chelsea ve Real Madrid mağlubiyetleri de kimseyi endişelendirmedi. Ama son yıllarda gelen bazı mağlubiyetleri açıklaması zor. Örneğin 2015’te Bayern’in başındayken çeyrek finalde yaşadığı 3-1’lik Porto mağlubiyeti veya 2016’da 1-0’lık iç saha galibiyetinin ardından Benfica deplasmanında gelen 2-2’lik skor. 2015’te Bayern’le Barcelona karşısında alınan 3-0 mağlubiyet ve geçen yılki Liverpool deplasmanı diğer örnekler.

Tabii ki bir takımın Şampiyonlar Ligi’nin çeyrek final ve sonrasında aldığı sonuçlar takımın genel performansının gerisinde olabilir. Çünkü en zor rakiplerle o zamanlarda karşılaşıyorlar. Fakat gözüken o ki Guardiola bu tarz maçlarda fazla düşünüyor ve alışılmışın dışında takımlar sahaya sürüyor. İspanyol antrenörün en önemli özelliklerinden biri, maç hazırlığıdır. Ama paradokssal biçimde maçlara fazla hazırlanması başarısızlığının temelini oluşturuyor.

(foxsports.com)

2015’te Camp Nou’da Barcelona’ya pres yaparak maça başladı. Bu tercih herkesi şaşırttı. Fakat 20 dakika sonra bu taktikten vazgeçti. Skor 0-0’dı ama Barcelona’nın gecikmiş üç golü maçın ilerleyen bölümlerinde geldi. Geçen sezon Alfield’ta İlkay Gündoğan’ı daha dengeli bir rolde kullanması, kafa karışıklığının emaresiydi.

Tottenham deplasmanında büyük bir sorun yoktu, Agüero 12. dakikadaki penaltıyı gole çevirse maçın senaryosu çok farklı olabilirdi ama yine de bazı sıkıntılar mevcut. İlkay harika bir oyuncu ama sahada o varsa, genelde bir sorundan kaynaklı oluyor. Bernardo Silva’nın sakatlığından ötürü yokluğunda Kevin De Bruyne’ün oynamaması için hiçbir sebep yoktu fakat Guardiola İlkay’la başlayarak daha konservatif bir seçim yaptı.

Pep Guardiola’nın İngiltere’deki ilk mağlubiyeti 2016’da Tottenham karşısında White Hart Lane’de gelmişti. Son üç buluşmalarında City Tottenham’ı çok zorlanmadan mağlup etse de Guardiola, Mauricio Pochettino’nun takımının fizikselliğinden dolayı endişeli gözüküyordu. Sağ kanatta Riyad Mahrez’i oynatmak beklerine yardımcı oldu. Ligde Liverpool deplasmanında yaptığı gibi 4-4-1-1 dizilişini etkili bir biçimde uygulayarak maçı fiziksel bir mücadeleye dönüştürmenin zeminini hazırladı.

Kasti miydi değil miydi (Kasti değilse pozisyonun sonrasında benzer bir durumda tekrar dirsek atması kötü bir tesadüf olmuş.) kendisinden başka kimse bilemez ama sanırım Fernandinho’nun Harry Kane’e attığı dirsek buna bir örnek.

Bu tercihler City’nin az sayıdaki zayıflıklarını biraz örterken ellerindeki en büyük değeri, pas becerilerini, kullanamamalarına sebep oldu. Maç boyu Dele Alli’nin markajında olan Fernandinho’nun bu sezon ligde pas yüzdesi %87.8 iken bu maçta %75.6’da kaldı. Pochettino iki kenar oyuncusuyla City’nin biri şüpheli hemstringiyle oynayan, diğeri orta sahadan devşirme olan iki bekine baskı yaptı. Sonuçta Heung-min Son Fabian Delph’in arkasına sarktı ve takımına galibiyeti getiren golü kaydetti. Bu açıdan bakarsak Pochettino taksik savaşını kazandı. Pep Guardiola ve Manchester City bu turu geçebilir. Fakat Şampiyonlar Ligi’nin çeyrek final ve sonrası seviyelerinde 10 maçtır deplasmanda kazanamamak, kötü bir seri.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *